inkılâb


inkılâb
(A.)
[ بﻼﻘﻥا ]
1. devrim.
2. değişim, dönüşüm.
♦ inkılâb etmek dönüşmek.
♦ inkırâz bulmak tükenmek, çökmek.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • İNKILÂB — Başka tarza değişme. Bir hâlden diğer hâle geçme. Başka türlü olma. * Altüst olma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İNKILÂB-I HAKAİK — Hakikatlerin tam zıddına dönmesi (ki, böyle bir şey mümkün değildir.) (Bak: İçtima ı zıdden) (İnkılâb ı hakaik ittifâken muhaldir. Ve inkılâb ı hakaik içinde muhal ender muhal, bir zıd, kendi zıddına inkılâbıdır. Ve bu inkılâb ı ezdâd içinde… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İNKILÂB-I ŞİTEVÎ — Sonbaharın bitip, kış mevsiminin başlayışı. (Aralık ayının 21 ine rastlar İNKILÂB ALE L A KIB Ökçeler üzerine dönmek demektir ki, asker yürüyüşünde olduğu gibi, tam sağdan veya soldan geri dönmektir. İki ökçeyi birden yerinde çevirmek suretiyle… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İNKILÂB-I SAYFÎ — İlkbaharın bitip, yaz mevsiminin balayışı. Gün dönümü. (21 hazirana rastlar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • kozğun — inkilab …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bulğağ — inkilab, keder, karışıklık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cedde — inkilab i hava, boran, tufan, deycur …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çakçalağay — inkilab, berhem olmuş, devrilmiş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çaknaşık — inkilab, ihtilal, fitne …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eltut — inkilab, karışıklık …   Çağatay Osmanlı Sözlük